İkinci El Araç Pazarı 3,45 Milyon Satışla Direndi: Otomobil Yatırım Aracı Olmaktan Çıktı mı?
Türkiye otomotiv piyasasında 2026 yılının ilk altı ayı, sıfır araç satışlarındaki belirgin düşüşe rağmen ikinci el pazarının dayanıklılığını koruduğu bir dönem olarak kayıtlara geçti. Sektörel verilere göre, yılın ilk yarısında ikinci el araç satışları 3,45 milyon adet seviyesine ulaşırken, pazar geçen yılın aynı dönemine kıyasla yalnızca yüzde 0,7 oranında sınırlı bir daralma yaşadı.
Sıfır Araçtan İkinci Ele Kayma Hızlandı
Sıfır otomobil pazarında yaşanan yüzde 10,2'lik sert düşüş, tüketicilerin rotasını ikinci el araçlara çevirmesine neden oldu. Bu eğilim rakamlara da yansıdı; her bir sıfır araç satışına karşılık gerçekleşen ikinci el araç satışı oranı 6,92'den 7,66'ya yükseldi. Özellikle Haziran ayı, yılın en yüksek satış hacminin kaydedildiği ay olarak öne çıktı.
Fiyatlar Enflasyonun Gerisinde Kaldı
Otomobilin geçmiş yıllarda sahip olduğu "güvenli liman" ve yatırım aracı kimliği, 2026'nın ilk yarısındaki verilerle birlikte sarsıldı. Fiyat endeksi sonuçlarına göre, ikinci el araç fiyatları bu dönemde sadece yüzde 5 oranında artış gösterdi. Aynı zaman diliminde gerçekleşen ekonomik verilerle kıyaslandığında tablo şöyle şekillendi:
- Enflasyon: %17,7
- Dolar: %8,7
- Avro: %5,6
- İkinci El Araç Fiyatları: %5
Bu veriler, araç fiyatlarındaki artışın reel bazda enflasyonun oldukça gerisinde kaldığını ve otomobilin artık enflasyona karşı koruma sağlayan bir yatırım aracı olma özelliğini kaybettiğini gösteriyor.
Segment ve Marka Tercihleri
Tüketicilerin B ve C segmentlerine olan ilgisi artmaya devam ederek bu iki grubun toplam pazar payı yüzde 81,4'e ulaştı. Marka bazlı satışlarda yaklaşık 577 bin adetle Renault liderliğini sürdürürken, Fiat ve Volkswagen takipçi konumunda yer aldı. Ayrıca, çevreci dönüşümün etkileriyle elektrikli ve hibrit araçların sıfır araç satışlarındaki payı yüzde 49,4'e kadar tırmandı.
Sektör temsilcileri, sıfır araç pazarındaki daralmanın markaları yılın ikinci yarısında yeni kampanyalar yapmaya zorlayabileceğini ve bunun genel piyasa hareketliliğini yeniden tetikleyebileceğini öngörüyor.