Global tahvil getirileri zirveye tırmandı: Merkez bankaları 'daha uzun yüksek' sinyali verdi
ABD 10 yıllık getirisi %4,50'ı test ederken Avrupa ve Japonya'da da satış baskısı yoğun; finansal sıkışma, faiz indirim beklentilerini eritiyor.

Dünya çapında tahvil getirileri Perşembe günü de yükseliş trendini koruyarak, yatırımcılar için "daha uzun süre yüksek faiz" senaryosunu somutlaştırdı. Bloomberg verilerine göre ABD Hazine 10 yıllık tahvil getirisi Mayıs 2007'den bu yana görmediği %4,50 eşiğinin üzerinde seyir halindeyken, Almanya ve İngiltere eşdeğerleri de çok yıllık tepelerini yeniledi. Japonya'da 10 yıllık JGB getirisi %1,00 psikolojik barajını aşarak, Bank of Japan'ın (BoJ) para politikası normalizasyonunun küresel likiditeye etkisi hissettirildi.
Fiskal açığın ve enflasyonun ikili baskısı
Analistler, getiri patlamasının arkasında iki temel motorun yer aldığını vurguluyor. Birinci olarak ABD'de Congreso Onaylı bütçe tartışmalarının gölgesinde federal borcun 35 trilyon doları aşması ve faiz giderlerinin yıllık 1 trilyon dolara yaklaştığı gerçeği, piyasaların "kim alacak bu borcu" kaygısını tetikliyor. İkinci olarak, merkezi bankaların çekirdek enflasyon hedeflerinin hâlâ üzerinde seyrettiği verileriyle, faiz indirim tempolarını yavaşlatma veya durdurma ihtimali fiyatlanıyor. Federal Reserve'in (Fed) Eylül toplantısında "bir kesme daha" sinyali vermesi yerine, 2025'te sadece bir indirim öngörülmesi vadeli piyasalarda getirileri yukarı iten ana dinamik oldu.
Term priminin yükselmesi risk iştahını kırıyor
Getiri eğrisinin dikleşmesinin (bear steepening) sadece politika faizi beklentileriyle açıklanmadığı da dikkat çekiliyor. Yatırımcılar belirsizlik karşılığında talep ettikleri "vade primi"ni (term premium) artırıyor. Bu durum, uzun vadeli tahvillerin kısa vadeli alternatiflere göre daha riskli görüldüğü, dolayısıyla portföy yöneticilerinin duration (vade) kısaltma stratejilerine yöneldiği anlamına geliyor. Bu teknik baskı, hisse senedi piyasalarındaki değerleme baskısını da artırarak S&P 500'in son haftalardaki gerilemesinin arka planını oluşturuyor.
Japon faktörü küresel likiditeyi daraltıyor
BoJ'nin Temmuz ayında politika faizini %0,25'e çekmesi ve tahvil satın alma programını (ETF ve JGB) kademeli olarak azaltma kararı, "carry trade" pozisyonlarının kapatılmasını hızlandırıyor. Japon yatırımcılarının yurtdışındaki tahvil pozisyonlarından çıkışı, özellikle ABD ve Avustralya uzun vadeli getirilerine ekstra yukarı yönlü baskı yaratıyor. Piyasa gözlemcilerine göre, BoJ'nin gelecek çeyreklerde faizi %0,50 seviyelerine taşıma ihtimali, küresel getiri eğrilerinin üst sınırını yukarı kaydırıyor.
Özetle; enflasyonun yapısal yapışkanlığı, hükümetlerin borçlanma iştahının azalmaması ve merkezi bankalarının bilanço küçültme (QT) kararlılığı, tahvil piyasalarını yapısal bir yeniden fiyatlamadan geçiriyor. Yatırımcılar için "nakit kraldır" anlayışı, risk varlıkları için ise volatilite periyodunun devam edeceği işaretleri veriyor.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
