EurSafe 2026 Kongresi kapanışa ulaştı: Gıda etiğinde 'adalet' ve 'biyoteknoloji' yeni kriterlere bağlandı
Avrupa Tarım ve Gıda Etiği Derneği'nin 2026 kongre kapanış bildirgesinde iklim adaleti, yeni biyoteknolojiler ve hayvan refahı standartları merkeze alındı; 2028 ev sahibi açıklandı.

Avrupa Tarım ve Gıda Etiği Derneği (EurSafe) bünyesinde düzenlenen ve "Sürdürülebilir Gıda Sistemleri için Etik Çerçeveler" ana temasıyla gerçekleştirilen 15. Uluslararası EurSafe Kongresi, yoğun bir bilimsel programın ardından kapanışa ulaştı. Kongre bilimsel kurulundan yapılan resmi açıklamada, bu yılki toplantının odak noktasının, iklim değişimiyle mücadelede gıda adaleti ile yeni nesil biyoteknoloji uygulamalarının etik sınırlarının yeniden çizilmesi olduğu belirtildi.
İklim adaleti gıda politikalarının merkezine oturdu
Kongrenin en çarpıcı çıktılarından biri, iklim krizinin sadece bir çevre sorunu olmadığı, aynı zamanda derin bir etik ve adalet sorunu olarak tanımlanmasıydı. Kapanış oturumunda sunulan "İklim Adaleti ve Gıda Egemenliği" başlıklı bildirgede, küresel ısınmanın etkilerinin en az gıdaya erişimi olan topluluklarda hissedildiği, bu nedenle uyum ve azaltma politikalarının "ortak sorumluluk" ilkesine dayandırılması gerektiği vurgulandı. Bilim insanları, karbonlu tarım pratiğinin etik meşruiyetinin sorgulanması ve küçük ölçekli üreticilerin koruma altına alınması yönünde somut politika önerileri geliştirdi.
Yeni nesil biyoteknolojiler: Şeffaflık ve katılım zorunluluğu
Genom düzenleme (CRISPR-Cas vb.) ve yeni nesil biyoteknoloji yöntemleri (NBTs) üzerine yoğunlaşan oturumlarda, Avrupa Birliği'nin mevcut GMO yasamasının bilimsel gelişmelerle uyumlu hale getirilmesi gerektiği, ancak bu süreçte "önlem ilkesi"nin ve tüketicinin bilme hakkının feda edilemeyeceği kararı alındı. Bilimsel kurul, risk değerlendirme metodolojilerinin ürün odaklıdan süreç odaklıya evrilmesi ve etik değerlendirmenin lisanslama sürecinin ayrılmaz bir parçası yapılması önerisini kapanış bildirgesine ekledi. Bu bağlamda, "sorumlu inovasyon" kavramının sadece bir slogandan öte, denetlenebilir bir yönetişim modeline dönüştürülmesi hedeflendi.
Hayvan refahında 'beş özgürlük'ten 'pozitif refah' paradigmasına
Hayvan etiği çalışma grupları, klasik "beş özgürlük" çerçevesinin yetersiz kaldığını, modern refah biliminin hayvanların pozitif duygusal durumları (oynama, keşif, sosyal bağlar) yaşama kapasitesine odaklanması gerektiğini savundu. Kongreye sunulan çok disiplinli raporlarda, endüstriyel hayvancılık sistemlerinin kökünden sorgulanması ve "bir hayvan yaşamsal değer mi yoksa üretim girdisi mi" sorusunun hukuki statülerde yansıtılması gerektiği yönünde radikal bir paradigma değişikliği talep edildi. Bu çerçevede, AB Düzeyinde hayvan refahı yönergesinin revizyon sürecine girdiği hatırlatıldı.
Türk akademisyenler "gıda egemenliği" ekseninde öne çıktı
Kongreye katılan Türk üniversiteleri ve araştırma enstitüleri temsilcileri, özellikle Anadolu'nun biyolojik çeşitliliği ve geleneksel tarım bilgisi bağlamında "gıda egemenliği" tartışmalarına katkı sağladı. Tarımsal biyolojik çeşitliliğin korumasında yerel bilginin etik statüsü, su hakları ve topraksal reform konuları bildirilerde yer aldı. Bilimsel kurul üyeliği yapan Türk akademisyenler, 2028 kongre organizasyonunda Türkiye'nin potansiyel bir ev sahibi adayı olabileceğine dair hazırlıkların sürdüğünü, ancak resmi adaylığın kurumsal onay sürecine bağlı olduğunu aktardı.
2028 hedefi: Lenliye
Kapanış töreninde EurSafe Yönetim Kurulu, bir sonraki iki yıllık kongrenin (EurSafe 2028) Litvanya'nın başkenti Lenliye'de, Vytautas Magnus Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirileceğini resmi olarak ilan etti. 2028 ana temasının "Dijital Dönüşüm ve Gıda Etiği: Yapay Zeka, Veri Egemenliği ve Otomatik Karar Alma" olacağı belirtildi. Dernek başkanı, kongre serisinin artık sadece akademik bir tartışma platformu değil, AB politikalarına doğrudan beslenmekte olan bir etik danışma mekanizması haline geldiğini vurguladı.
HaberGo Editor ve Muhabır ekibi
