Antalya S Tipi Cezaevi'nde işkence iddiası Meclis'e taşındı: "İki kabuk kırık" raporu gündemde
DEM Parti, EMEP ve TİP'den 10 milletvekilinin imzasını taşıyan bir dilekçeyle, Antalya S Tipi Ceza İnfaz Kurumu'nda yaşandığı ileri sürülen işkence ve kötü muamele iddiaları TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'na taşındı. Başvuruda, cezaevinde yatan Mehmet Şimşek'in giriş süreçlerinde ve 13 Ağustos'taki bir müdahale sonucunda şiddete maruz kaldığı, sağlık raporunda iki kaburgasının kırık tespit edildiği belirtilerek Komisyondan yerinde inceleme yapılması istendi.
Girişte darbe, 13 Ağustos'ta kabuk kırığı iddiası
Dilekçeye ve Çagdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi'nin aktarımlarına göre, Devrimci Gençlik Dernekleri üyesi Mehmet Şimşek, 5 Temmuz'da Ankara'da yapılan operasyonlarda gözaltına alınıp 8 Temmuz'da tutuklandı. Antalya S Tipi Cezaevi'ne sevk edilen Şimşek'in, kabul işlemleri sırasında infaz koruma memurları tarafından darbedildiği, vücudunda morluklar oluştuğu ileri sürülüyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temmuz ayı günlük raporunda bu iddialara yer vermişti.
İkinci ve daha ciddi iddia 13 Ağustos'ta gerçekleşen olaylarla ilgili. Cezaevindeki "ayakta sayım" uygulamasına tepki gösteren Şimşek ve beraberlerindeki tutukluların hücrelerden çıkarılarak yaklaşık 200 metre yerde sürüklendiği, "geçici koğuş" olarak adlandırılan bölüme götürülüp burada da kötü muamelene maruz kaldığı aktarılıyor. Avukatların elde ettiği sağlık raporunda Şimşek'in iki kaburgasının kırık olduğu tespit edildi. ÇHD Antalya Şubesi, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacağını duyurdu. TİHV'nin 2 Eylül tarihli raporu da kabuk kırığı iddiasını onaylarken, olaydan etkilenen toplam tutuklu sayısının belirsiz kaldığını kaydediyordu.
Cezaevi daha önce de parlamenter gündemdeydi
Antalya S Tipi Ceza İnfaz Kurumu'na yönelik hak ihlali iddiaları ilk defa Meclis gündemine gelmiyor. TBMM kayıtlarına göre 2023 yılında bir mahkumun kötü muamele iddiasıyla Adalet Bakanlığı'na yazılı soru önergesi verilmişti. Daha yakın tarihte, Temmuz 2026'da da cezaevinde yaşandığı ileri sürülen hak ihlalleri hakkında ayrı bir yazılı soru önergesi Meclis Başkanlığı'na sunulmuştu. Bu süreç, kuruma ilişkin şikayetlerin farklı dönemlerde parlamenter denetim mekanizmalarına taşındığını gösteriyor.
Milletvekillerinin başvurduğu TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve bünyesindeki Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, ceza infaz kurumlarında yerinde inceleme yapma, yetkililerden bilgi alma ve raporlaştırma yetkisine sahip. Komisyon 2026 yılında da farklı cezaevlerini ziyaret edip tespitlerini Adalet Bakanlığı ile kamuoyuyla paylaşmıştı. Süreç sadece parlamenter denetimle sınırlı kalmıyor; iddialar savcılığa suç duyurusu yoluyla adli soruşturmaya, cezaevi idaresine ve izleme kurullarına başvurularla da idari incelemelere konu olabiliyor. Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, işkence ve aşağılayıcı muameleyi yasaklayarak bağımsız araştırma zorunluluğu getiriyor. Komisyonun bu başvuruya nasıl bir karara bağlayacağı ve adli sürecin seyri yakından takip edilecek.