Ahşabın Gücü Kadın Eliyle Şekilleniyor: Yeliz Can Tekin Eskişehir'de
Eskişehir'in Odunpazarı bölgesinde, Odunpazarı Belediyesi tarafından düzenlenen 9. Uluslararası Ahşap Heykel Festivali tüm hızıyla devam ediyor. Bir hafta boyunca sürecek olan etkinlikte, yerli ve yabancı sanatçılar ham ahşap bloklarını sanatsal formlara dönüştürürken; Düzce Üniversitesi Heykel Bölümü Öğretim Üyesi Yeliz Can Tekin, kadın figürleri üzerine odaklandığı çalışmalarıyla festivalin dikkat çeken isimleri arasında yer alıyor.
Öğrencilikten Sanatçılığa Uzanan Bir Yolculuk
Anadolu Üniversitesi Heykel Bölümü mezunu olan ve sanatta yeterlilik eğitimini tamamlayan Yeliz Can Tekin, Eskişehir ile olan bağının derin olduğunu vurguladı. Festivalin kariyer basamaklarında önemli bir yeri olduğunu belirten Tekin, öğrencilik yıllarında izleyici olarak başladığı bu yolculuğa, önce asistan olarak, ardından ise davetli sanatçı olarak devam etmenin kendisi için büyük bir heyecan olduğunu ifade etti.
Ahşap Heykelde Kadın Sanatçıların Rolü
Ahşap heykel sanatının genellikle yoğun fiziksel güç gerektiren bir alan olarak tanımlandığına değinen Tekin, bu algının kadın sanatçılar için bir engel teşkil etmediğini belirtti. Tekin,
"Dışarıdan bakıldığında oldukça fazla beden gücü gerektiren bir iş gibi görünüyor. Elbette zaman zaman zorlandığımız alanlar oluyor ancak tekniği öğrendikten sonra bu zorlukların üstesinden gelebiliyorsunuz"diyerek, bilgi ve deneyimin fiziksel zorlukların önüne geçtiğini vurguladı.
Kadın Figürleri ve Sanatın İyileştirici Gücü
Çalışmalarının merkezine genellikle kadın bedenini ve temalarını yerleştirdiğini söyleyen akademisyen sanatçı, bu yılki eserinin de bir kadın figürü olacağını açıkladı. Sanatın duyguları ifade etmedeki kritik rolüne inandığını belirten Tekin, sanatın insanı özgürleştiren ve kurtaran bir gücü olduğunu savundu.
Eskişehir'in Sanat Atmosferi ve Halkla Etkileşim
Eskişehir halkının festivale gösterdiği yoğun ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getiren Tekin, ziyaretçilerin tasarım ve üretim süreçlerine dair meraklı sorularının, sanatçılar ile toplum arasında güçlü bir etkileşim köprüsü kurduğunu belirtti. Bu tür etkinliklerin sanatçıların kendilerini ifade etmesi açısından son derece değerli olduğunu ekledi.