ABD Yüksek Mahkemesi'nde 'Doğumla Vatandaşlık' Krizi: Muhafazakarlar Bölündü
ABD Yüksek Mahkemesi'nde, anayasanın yazıldığı dönemdeki anlamlara sadık kalmayı savunan 'orijinalist' muhafazakar hakimler, doğum yoluyla vatandaşlık hakkı konusunda tarihte nadir görülen bir bölünme yaşadı. Eski Başkan Donald Trump'ın, ülkede yasa dışı yollarla bulunanların çocuklarının vatandaşlık hakkını sona erdirme girişimi, mahkemenin temel hukuk yorumlarını tartışmaya açtı.
14. Ek Madde ve 'Orijinalizm' Çatışması
Anayasa'nın 1868 tarihli 14. Ek Maddesi, ABD topraklarında doğan herkesin vatandaş olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak muhafazakar kanattaki bazı hakimler, günümüzdeki yasa dışı göç dalgasının 1868 yılında öngörülemeyecek bir durum olduğunu savunarak bu kuralın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini iddia etti.
Hakim Samuel A. Alito Jr., yasa dışı göçün patlama yapmasının, kişilerin ülkede kalması için 'güçlü bir teşvik' oluşturduğunu belirterek karşı oy kullandı. Hakim Brett M. Kavanaugh ise anayasanın kalıcı bir belge olduğunu ancak anlamının, kurucuların öngörmediği modern durumlar karşısında uyarlanması gerektiğini savundu.
Kararın Perde Arkası: 5-4'lük Kritik Bölünme
Başyargıç John G. Roberts Jr. liderliğindeki çoğunluk, 14. Ek Madde'nin metninin net olduğunu ve tarihsel olarak da bu şekilde anlaşıldığını vurgulayarak Trump'ın yürütme emrini engelledi. Kararın dikkat çeken noktaları şunlar oldu:
- Çoğunluk Görüşü: Anayasa metni açıktır; doğumla vatandaşlık hakkı korunmalıdır.
- Kavaughnau'nun Yaklaşımı: Anayasa'ya rağmen, Kongre'nin 1952 tarihli yasalarıyla bu konuda istisnalar belirleme yetkisi olduğunu belirtti.
- Thomas ve Alito'nun İtirazı: Vatandaşlığın, ebeveynlerin ülkede 'yerleşik' (domiciled) olup olmamasına bağlı olması gerektiğini savundular.
Hukuk Dünyasında Şaşkınlık Yaratan Sonuç
Hukukçular, metnin bu kadar açık olduğu bir konuda mahkemenin 7-2 yerine 5-4 şeklinde bölünmesini şaşkınlıkla karşıladı. New York Üniversitesi'nden Profesör Melissa Murray, bu durumun tartışmanın henüz kapanmadığını ve 'orijinalizm' yaklaşımının bulanıklaştığını gösterdiğini ifade etti.
Sırada 'Saldırı Silahları' Tartışması Var
Mahkemenin tarih ve modern şartlar arasındaki bu çatışması, önümüzdeki dönemde 2. Ek Madde kapsamında değerlendirilecek olan AR-15 gibi modern saldırı tüfeklerinin bireysel silahlanma hakkı kapsamında olup olmadığı tartışmalarına da temel oluşturacak.