Dünya

AB Komisyonu Türkiye'ye 'son nokta' koydu: 63 yıllık macera resmen kapandı

Haber Merkezi · 7 Eylül 2026

Brüksel — Avrupa Birliği Komisyonu, bugün yayımladığı 2026 Yıl Genişleme Paketi kapsamındaki Türkiye Raporu'nda, 1963 tarihli Ankara Anlaşması ile başlayan ve 2005'ten beri resmî müzakere süreci işleten "Avrupa macerasının" sona erdiğini resmen belgeler niteliğinde bir metin sunuldu. Rapor, Türkiye'nin üyelik perspektifinin "mevcut koşullar altında imkânsız" olduğunu kaydederken, ilişkilerin geleceği için "modernize edilmiş bir stratejik ortaklık çerçevesi" önerisi masaya yatırıldı.

1963'ten bugüne: Resmi sonlandırma

Ankara Anlaşması'nın imzalanmasının 63. yıl dönümüne (12 Eylül) sadece beş gün kala yayınlanan rapor, Brüksel'in "işbitirici" mesajı olarak okunuyor. Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, raporun tanıtım toplantısında "Adaylık süreci işlevini yitirdi, vatandaşlarımıza ve ortaklarımıza dürüst olmalıyız" ifadelerini kullandı. Bu ifade, 2018'de Konsey'in "müzakereler etkili bir şekilde durdu" kararıyla başlayan sürecin, bugün hukuki ve politik olarak nettleştirildiğini gösteriyor.

Raporda ne var? 35 bölüm, 16'sı açıldı, 1'i kapandı

Raporun teknik eklerinde, 35 müzakere bölümünden 16'sının açıldığı, ancak sadece 1'inin (Bilim ve Araştırma) geçici olarak kapandığı, son 8 yılda ise hiçbir bölümde ileri kayıt gerçekleşmediği hatırlatılıyor. Temel haklar, yargı bağımsızlığı, ifade özgürlüğü ve ekonomik kriterler alt başlıklarında "ciddi gerileme" tespiti yapılıyor. Kıbrıs ve Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin "AB hukukuna aykırı faaliyetler" sürdürdüğü vurgulanıyor.

Yeni çerçeve: Gümrük Birliği ve Vizeler ana başlık

Komisyon kaynaklarının Hürriyet'e aktardığına göre, önerilen "stratejik ortaklık" metninin üç ayaklı olduğu belirtiliyor: Gümrük Birliği'nin modernizasyonu (hizmetler, kamusal ihaleler, yasama uyumu), vize serbestisi diyalogunun yeniden canlandırılması (koşullu), ve mülteci/mülteci tesisi için 2027-2030 dönemi 6 milyar avroluk mali paketin uzatılması. Ancak yetkililer, bu paketin "uyelik perspektifi olmadan Parlamento onayından geçmesi zor" olduğunu قبليyor.

Ankara: "Tek taraflı, önyargılı"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Brüksel kararı üzerine yaptığı ilk değerlendirmede, raporun "tek taraflı, önyargılı ve siyasi motivasyonlu" olduğunu belirtti. Fidan, "Türkiye olarak kendi stratejik vizyonumuzu çiziyoruz, AB ile ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar ve saygı ekseninde sürdüreceğiz" diyerek, müzakere masasının Türkiye lehine kapanmadığını, ancak şartların değiştiğini işaret etti. Cumhurbaşkanlığı kaynakları ise "1963'ten beri süren bir ilişkiyi bir rapolla bitiremezsiniz" mesajı verdi.

Piyasa ve vatandaş ne hissetmeli?

Uzmanlar, raporun piyasalarda anında şok yaratmayacağını, ancak orta vadede yatırım derecelendirmelerinde "yapısal reform eksikliği" risk primini artıracığını öngörüyor. Vatandaş için en somut etki, vize serbestisi sürecinin donması ve Gümrük Birliği güncellemesinin bloke olması yönünde olacak. Brüksel'de önümüzdeki hafta toplanacak Genel İşler Konseyi'nde 27 üye ülkesinin bu metni "not alıp" geçip geçmeyeceği, yoksa "onaylayıp" yeni çerçeve müzakere mücadelesi başlatıp başlatmayacağı, ilişkinin seyrini belirleyecek.

Haberin tamamını sitede görüntüle →