Gözden Kaçırmayın
Zelenskiy: Saldırı Menzili 1500 Km'yi Aştı, Daha Da ArtacakHastane kayıtlarındaki tutarsızlık soruşturmada dönüm noktası oldu
Türkiye'nin en çok konuşulan kayıp vakalarından Gülistan Doku soruşturmasında, Tunceli Devlet Hastanesi'ndeki kayıt silinme iddialarıyla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Hastanenin bilgi işlem personeli Burçin Yerlikaya, Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarını silmekle suçlanmasına rağmen tutuklanmayarak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Savcılık sevk yazısındaki çarpıcı ifadeler
Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun hazırladığı adli kontrol talepli sevk yazısına göre, Burçin Yerlikaya'nın Gülistan Doku'nun öldürüldüğü iddia edilen tarihte Tunceli Devlet Hastanesi'nde SİSOFT taşeronu olarak bilgi işlem personeli olarak görev yaptığı belirtildi. Sevk yazısında, POLNET kayıtlarının resmi kayıt olduğu ve bu kayıtlarda gerçeğe aykırılık bulunamayacağı vurgulandı.
Kayıtlar profesyonelce silinmiş
AKGÜN Bilgisayar Programı ve Hizmetleri şirketinin hazırladığı raporda, 31 Aralık 2019 tarihine ilişkin hiçbir LOG ve VIZIT bilgisine rastlanılmadığı tespit edildi. Rapora göre sadece Gülistan Doku'nun değil, o gün hastaneye gelen hiç kimsenin kaydı bulunmuyordu. Kayıtların kasten ve yetkisiz bir şekilde silindiği net olarak ortaya konuldu.
Şüphelinin savunması: "Silme yetkim yok"
Burçin Yerlikaya ifadesinde, yapılan işlemlerden haberi olmadığını, LOG kayıtlarını silme yetkisi ve tecrübesi bulunmadığını söyledi. Yerlikaya, tedavi evraklarında Gülistan Doku'nun acil servise karın ağrısı şikayetiyle müracaat ettiğini ve tahlil sonucuna göre BETA HCG'nin negatif olduğunu gördüğünü ancak hangi tarihe ait olduğunu hatırlamadığını belirtti. Yerlikaya, "Ben kesinlikle ne Gülistan Doku'nun ne de başka hastaların kayıtlarını silmedim. Böyle bir talep gelse dahi bunu asla kabul etmem. Kimse için kendi geleceğimi ve mesleğimi tehlikeye atmam" dedi.
Sağlık durumunu gerekçe gösterdi
9 Nisan 2026'da meme kanseri teşhisi konduğunu belirten Yerlikaya, tedavi gördüğünü ifade etti. Şüpheli, sistem çökmeleri yaşandığını ve bu durumlarda veri yedeklemesi yapılamadığını, kayıt silinmesi varsa bunun dışarıdan bir müdahale veya hacker tarafından yapılmış olabileceğini iddia etti.
Başhekimi iftira atmakla suçladı
Dönemin başhekimi Çağdaş Özdemir'i suçtan kurtulmak için iftira atmakla suçlayan Yerlikaya, süreç tamamlandığında başhekimden şikayetçi olacağını söyledi.
Sürecin arka planı
Gülistan Doku dosyasına ilişkin soruşturmada yaşanan bu yeni hareketlilik, kamuoyunda yeniden geniş yankı uyandırdı. Soruşturmada hastane kayıtlarına ilişkin tutarsızlıklar dikkat çekerken, 31 Aralık 2019 tarihli kayıtlardaki silinme iddiaları soruşturmanın seyrini değiştirdi.
Bilişim suçlarında adli kontrol kriterleri
Türk Ceza Kanunu'nda bilişim suçları kapsamında değerlendirilen delil karartma suçlamalarında, tutuklama yerine adli kontrol uygulanmasının hukuki gerekçeleri bulunuyor. Şüphelinin sağlık durumu, kaçma riskinin düşük olması ve delil durumunun sabit olması gibi faktörler adli kontrol kararlarında etkili olabiliyor.
Editör Yorumu
Gülistan Doku soruşturmasının bu aşaması, Türkiye'deki adli süreçlerde bilişim delillerinin ne kadar kritik öneme sahip olduğunu bir kez daha gösterdi. Hastane kayıtlarının sistematik olarak silinmesi iddiası, soruşturmanın derinleşmesi gereken bir boyutuna işaret ediyor. Adli kontrol kararının arkasındaki hukuki gerekçelerin tam olarak anlaşılabilmesi için savcılığın detaylı değerlendirmesinin kamuoyuyla paylaşılması, şeffaflık açısından önem taşıyor. Bu dosya, kayıp vakalarında dijital delillerin korunması ve bilişim suçlarının soruşturulması konusunda önemli bir emsal oluşturabilir.







Yorumlar
Yorum Yap