2026 için güçlü El Nino uyarısı
Salıcı, uluslararası kurumların ve bilim insanlarının 2026 yılı için güçlü bir El Nino öngördüğünü hatırlattı. Pasifik Okyanusu'nda suyun ısınmasıyla başlayan bu sürecin atmosfer dengesini bozarak bazı bölgelerde aşırı sıcaklık ve kuraklık, bazı bölgelerde ise şiddetli yağış ve sellere neden olacağını ifade etti. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından yapılan son değerlendirmelerde, El Niño koşullarının 2026 Mayıs-Temmuz döneminde geri dönme olasılığının arttığı belirtiliyor. Bu durumun küresel sıcaklık rekorlarını yenileyebileceği öngörülüyor.
Temmuz 2024'te rekor sıcaklık
Salıcı, 2024 Temmuz ayında dünyanın ortalama sıcaklığının 17.09°C ile rekor kırdığını hatırlatarak, "Aşırı sıcaklara dikkat çekmiştim. Şehirleşmeyi çoktan halletmemiz gerekiyordu" dedi. Uzmanlar, 2026'daki El Nino'nun bu rekoru geride bırakabileceği konusunda uyarıyor.
Hürmüz Boğazı krizi ve gübre fiyat şoku
Jeopolitik risklerin iklim kriziyle birleştiğine dikkat çeken Salıcı, Hürmüz Boğazı'nın hala kapalı olduğunu vurguladı. Dünya kükürt ticaretinin yarısının bu boğazdan geçtiğini belirten Salıcı, "Kükürt, sülfürik aside dönüştürülüyor. O da fosforlu gübre oluyor. Kuraklıkta bitkiye o gübre direnç katıyor" diye konuştu. Strait of Hormuz Live Tracker verilerine göre, boğazdaki gemi trafiği krizinden sonra önemli ölçüde azalmış durumda. Bu durum küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkiliyor. Salıcı'nın paylaştığı verilere göre, kükürt fiyatları son iki ayda yüzde 40 arttı. Çin'in sülfürik asit ihracatını durdurmasıyla kriz derinleşti. Üre fiyatları ise savaş öncesi tonu 465 dolarken, bugün 695 dolara yükseldi.
Stratejik silaha dönüşen tarım girdileri
"Gübre, tahıl, tarım girdileri hepsi birer stratejik silaha dönüşüyor" diyen Salıcı, hava olayları ile jeopolitik krizlerin iç içe geçtiğini, üstüne iklim değişikliğinin de eklenince fırtınanın büyüdüğünü söyledi. Salıcı, "Panik yapmaya gerek yok ama 'Bu kış yağmur yağdı' diye, 'Hem Pasifik'ten bize ne' diye geçiştiremeyiz. Gıda güvenliği, su yönetimi ve iklim uyumu başat meselelerdir" uyarısında bulundu.
Hazırlıklı olmanın önemi
Son olarak Salıcı, "Bunu anlayan devletler hazırlanır. Anlamayanlar hazırlıksız yakalanır" diyerek Türkiye'nin iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında acilen stratejik planlar yapması gerektiğine işaret etti.
Editör Yorumu
Salıcı'nın uyarıları, iklim krizinin artık sadece bir çevre sorunu olmadığını, gıda güvenliği ve ulusal güvenlik boyutuna ulaştığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı'ndaki jeopolitik gerilimlerin gübre fiyatlarına yansıması, küresel bağlantıların ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin tarım ve su yönetimi politikalarını bu çok boyutlu krize göre acilen gözden geçirmesi gerekiyor.







Yorumlar
Yorum Yap