Gözden Kaçırmayın
Arnavutköy'de Çocuk Yazarlık Atölyesi Başlıyor: 4-12 Yaş Grubu İçin Ücretsiz EğitimAtaşehir'de siyasi gerilim sürüyor
İstanbul CHP Ataşehir Gençlik Kolları, 24 Nisan 2026 Cuma günü yaptığı açıklamayla seçilmiş belediye başkanı Onursal Adıgüzel'in görevden alınmasına tepki gösterdi. "Halk iradesinin gasp edilişinin yedinci günü" olarak niteledikleri sürece dikkat çeken gençlik kolları, kararlılık mesajı verdi.
Operasyon ve görevden alma süreci
Araştırmalarımıza göre, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel hakkında, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet almak suçları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında 18 Nisan 2026'da operasyon düzenlendi. İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla Adıgüzel'in belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırıldığı öğrenildi.
Operasyon, Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiaları üzerine gerçekleştirildi. Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yolsuzluk iddialarının araştırıldığı belirtildi.
CHP'den sert tepki
CHP Ataşehir Gençlik Kolları'nın yaptığı açıklamada, "Halkın iradesine uzanan her elin karşısında olacağız. Boyun eğmeyeceğiz, susmayacağız" ifadeleri kullanıldı. Açıklama, siyasi partinin operasyonu "hukuki bir süreç" olarak değil, "siyasi bir hamle" olarak gördüğünü ortaya koydu.
CHP'li belediyelere yönelik operasyonlar
Son iki yılda CHP'li belediyelere yönelik operasyonların arttığı gözlemleniyor. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından geçen iki yıllık süreçte (Mart 2024 - Mart 2026), il, ilçe ve belde düzeyinde toplam 20 CHP'li belediye başkanı hakkında tutuklama kararı verildiği ve çoğunun görevden uzaklaştırıldığı bilgisi mevcut.
Bu operasyonlar, Türkiye siyasetinin en yoğun gündem başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Muhalefet partileri, bu süreci "siyasi hedef gözetme" olarak değerlendirirken, iktidar partisi ve yargı kurumları "hukukun üstünlüğü" ve "yolsuzlukla mücadele" çerçevesinde açıklama yapıyor.
Editör Yorumu
Ataşehir'de yaşanan bu gelişme, yerel yönetimlerdeki siyasi gerilimin bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınması, demokratik işleyiş ve yerel özerklik tartışmalarını yeniden gündeme getiriyor. Yargı süreçlerinin siyasileşme riski, hem yerel yönetimlerin istikrarını hem de seçmen iradesinin temsiliyetini etkileyebilecek boyutlara ulaşıyor. Bu tür operasyonların artış göstermesi, yerel demokrasinin geleceği açısından kaygı verici sinyaller oluşturuyor.





Yorumlar
Yorum Yap