Gözden Kaçırmayın

Arnavutköy'de Çocuk Yazarlık Atölyesi Başlıyor: 4-12 Yaş Grubu İçin Ücretsiz EğitimArnavutköy'de Çocuk Yazarlık Atölyesi Başlıyor: 4-12 Yaş Grubu İçin Ücretsiz Eğitim

Emekçilerin yanında siyasi dayanışma

CHP Keçiören İlçe Başkanlığı ve Kadın Kolları, Ankara'nın Kurtuluş Parkı'nda açlık grevi yapan Doruk Madencilik işçilerine destek ziyaretinde bulundu. Parti örgütü ve kadın kolları üyelerinden oluşan grup, aylardır alın terlerinin karşılığını alamayan işçilerle bir araya geldi.

İşçiler, maaşlarının ödenmemesi ve tazminat haklarının gasp edilmesi nedeniyle Ankara'da adalet arayışı içinde bulunuyor. CHP'li heyet, işçilerin "sessizlik, baskı ve görmezden gelinme" ile karşı karşıya olduğunu belirterek tepki gösterdi.

"Sermaye büyürken işçiler açlığa mahkûm edilemez"

CHP Keçiören İlçe Kadın Kolları yetkilileri yaptığı açıklamada, "Bu ülkede sermaye büyürken işçiler açlığa mahkûm edilemez. Emekten, adaletten ve alın terinden yana durmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Ziyaret sırasında sosyal medyadan #DorukMadencilik, #DorukMadencilikİşçileri, #MadenciDirenişi, #Madenİşçileri ve #SesimiziDuyun hashtag'leriyle paylaşımlar yapılarak işçilerin sesinin daha geniş kitlelere ulaştırılması hedeflendi.

Türkiye'de madencilik sektörü ve işçi hakları

Madencilik sektörü, Türkiye'de işçi hakları ihlallerinin sık yaşandığı alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle taşeron sisteminde çalışan maden işçileri, düzensiz ödemeler, sosyal hak ihlalleri ve güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele ediyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, madencilik sektöründe son bir yılda kayıt dışı istihdam ve ücret ödenmemesi nedeniyle açılan dava sayısında artış gözlemleniyor. İşçi direnişleri ise özellikle kömür ve maden işletmelerinde yoğunlaşıyor.

Editör Yorumu

Doruk Madencilik işçilerinin direnişi, Türkiye'deki taşeron sisteminin yarattığı kronik sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Madencilik gibi riskli bir sektörde çalışan işçilerin temel haklarından mahrum bırakılması, sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir krize işaret ediyor. Siyasi partilerin bu tür direnişlere verdiği destek, işçi hakları mücadelesinin demokratik denetim mekanizmalarından biri olarak önem taşıyor.